Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40’ıncı yılı münasebetiyle tertiplenen buluşmamızın hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
Birlik Vakfımıza, Millî Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canıgönülden teşekkür ediyorum.
Benim de kurucuları arasında yer aldığım Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor.
50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına kadar oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor.
Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor.
Bu çatı altında ter döken, “halka hizmet Hakk’a hizmettir” düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakârlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum.
Birlik Vakfımıza, Millî Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canıgönülden teşekkür ediyorum.
Benim de kurucuları arasında yer aldığım Birlik Vakfı, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu hamdolsun başarıyla yerine getiriyor.
50 ilimizdeki 55 şubesiyle barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına kadar oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor.
Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız; ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor.
Bu çatı altında ter döken, “halka hizmet Hakk’a hizmettir” düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakârlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum.
Dijital teknokültürün bilhassa gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz.
Aileyi önemsizleştirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz.
Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancındayım:
Biz “TEKNOFEST gençliği” dedikçe, biz “dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı; imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz” dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu.
Batı’dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar.
Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen; bir ayağı bu topraklarda, diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler.
Kimse kusura bakmasın…
Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır.
Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, millî bünyemiz daha kırılgan hale geldi.
23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.
Aileyi önemsizleştirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz.
Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancındayım:
Biz “TEKNOFEST gençliği” dedikçe, biz “dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı; imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz” dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu.
Batı’dan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar.
Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen; bir ayağı bu topraklarda, diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler.
Kimse kusura bakmasın…
Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır.
Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, millî bünyemiz daha kırılgan hale geldi.
23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır.
Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız.
Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız.
Recep Tayyip Erdoğan
Bugün hizmet zincirimize yeni bir halka daha eklemenin bahtiyarlığı içindeyiz. Esenboğa Havalimanımızın 3’üncü pisti, yeni kulesi ve tamamlayıcı tesislerinin Ankara’mız, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüzün tüm paydaşları için hayırlara vesile…
Tam 298 milyon avroluk yatırım değerine sahip bu projeyi devletimizin kasasından tek kuruş çıkmadan gerçekleştirdik.
Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeyle 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz.
Kurdelesini kestiğimiz her yatırımda bizimle muhalefet arasındaki derin vizyon farkı da ortaya çıkıyor.
Yönettikleri belediyeleri rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin…
Milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin…
Vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz.
İnşallah bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz.
Üstelik yolcu garantisi şartı koymadan hayata geçirdiğimiz bu projeyle 25 yıl işletme süresi karşılığında tam 560 milyon avro kira geliri elde edeceğiz.
Kurdelesini kestiğimiz her yatırımda bizimle muhalefet arasındaki derin vizyon farkı da ortaya çıkıyor.
Yönettikleri belediyeleri rüşvet ve irtikâp yuvasına çevirenlerin…
Milletin parasıyla orada burada keyif çatıp gününü gün edenlerin…
Vatandaşı mafya misali haraca bağlayanların aksine biz bu ülkenin kaynaklarını yine bu ülkenin vatandaşları için kullanıyoruz.
İnşallah bu hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
“Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak” hedefiyle Türkiye’yi dünyanın en geniş uçuş ağına sahip ülkelerinden biri yaptık.
Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiğiyle Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.
Muhalefetin engellemek için elinden geleni yaptığı İstanbul Havalimanı, uçuş sayısında 550 bin uçak trafiğiyle Avrupa’daki liderliğini sürdürüyor.
Mattia Ahmet Minguzzi gibi Atlas Çağlayan yavrumuzun başına gelenler de bizi derin acılara boğmuştur.
Bu kabul edilemez hadiselerin üzerine gitmek emniyetimizin, yargımızın, tüm kurumlarımızın ve bizim görevimizdir, vazifemizdir.
Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz.
Bu konuyla ilgili üzerimize düşen görev ne ise bunu sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisinde olacağız.
Bu kabul edilemez hadiselerin üzerine gitmek emniyetimizin, yargımızın, tüm kurumlarımızın ve bizim görevimizdir, vazifemizdir.
Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz.
Bu konuyla ilgili üzerimize düşen görev ne ise bunu sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisinde olacağız.
Bu ülkede kutuplaştırma, kriz fırsatçılığı, felaket tellallığı, iş bilmezlik deyince kimin akla geldiği herkesin malumudur.
Bu ülkede kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu olduğu; kimin sicilinin de kırıklarla, zayıflarla, kara lekelerle dolu olduğu gayet bellidir.
Enerjilerini sorunları çözmek yerine bahane üretmeye, kendileri dışındaki herkesi suçlamaya, görevini yapan basın mensuplarını tehdit etmeye harcayanlar bizim şehirlerimize hizmet şevkimizi kıramazlar.
Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye’nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor.
Kritik bir dönemeçte yapılan bu doğru tercihin değeri gerek bölgemizde gerekse ülkemizde yaşanan her hadiseyle daha net anlaşılıyor.
İnsanlarımız bize inanmaya, bize güvenmeye devam etsin.
İnşallah biz bu güveni asla ve asla boşa çıkarmayacağız.
Milletimize şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödeyeceğiz.
Bu ülkede kimin hizmet karnesinin pekiyilerle dolu olduğu; kimin sicilinin de kırıklarla, zayıflarla, kara lekelerle dolu olduğu gayet bellidir.
Enerjilerini sorunları çözmek yerine bahane üretmeye, kendileri dışındaki herkesi suçlamaya, görevini yapan basın mensuplarını tehdit etmeye harcayanlar bizim şehirlerimize hizmet şevkimizi kıramazlar.
Özellikle yerel yönetim düzeyinde patlak veren skandallar, Türkiye’nin son genel seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor.
Kritik bir dönemeçte yapılan bu doğru tercihin değeri gerek bölgemizde gerekse ülkemizde yaşanan her hadiseyle daha net anlaşılıyor.
İnsanlarımız bize inanmaya, bize güvenmeye devam etsin.
İnşallah biz bu güveni asla ve asla boşa çıkarmayacağız.
Milletimize şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödeyeceğiz.
Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen ince bir siyasetle İranlı kardeşlerimizin tuzaklarla dolu bu dönemi inşallah geride bırakacağına inanıyoruz.
Biz barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürükleme riski olan her türlü girişimin karşısında durmayı sürdüreceğiz.
Türkiye olarak bu konuda en başından itibaren ilkeli bir tutum izledik.
Bugün de aynı duruşumuzu korumaya devam ediyoruz.
Bize göre her türlü sorunun çözüm adresi, karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masasıdır.
İlgili tüm tarafları aklıselime, diyaloğa, diplomasiye davet ediyor; tansiyonu daha da düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum.
Biz barışı ve istikrarı merkeze alan dış politikamızla bölgemizi belirsizliğe sürükleme riski olan her türlü girişimin karşısında durmayı sürdüreceğiz.
Türkiye olarak bu konuda en başından itibaren ilkeli bir tutum izledik.
Bugün de aynı duruşumuzu korumaya devam ediyoruz.
Bize göre her türlü sorunun çözüm adresi, karşılıklı güven ilişkisine dayalı müzakere masasıdır.
İlgili tüm tarafları aklıselime, diyaloğa, diplomasiye davet ediyor; tansiyonu daha da düşürme noktasında bize düşen ne varsa yapmaya hazır olduğumuzun bilinmesini istiyorum.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Bizim tarih boyunca kurduğumuz devletlerimizin tamamı ırkçılığın reddi üzerine bina edilmiştir.
Bugün “Türk, Kürt, Arap ittifakı” derken ecdadımız ve şanlı tarihimizden devraldığımız bu anlayışla hareket ediyoruz.
Bugün “Türk, Kürt, Arap ittifakı” derken ecdadımız ve şanlı tarihimizden devraldığımız bu anlayışla hareket ediyoruz.
Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz.
Yer altı, yer üstü zenginliklerimizin artık savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.
Kardeşlerimiz açlıkla, kıtlıkla, yoksullukla boğuşurken “bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören” materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz.
Hep birlikte kazanalım, aydınlık geleceğimizi hep birlikte inşa edelim, barışın ve istikrarın egemen olduğu bir bölgede hep beraber yan yana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz.
Etnik kökenine, dinine, mezhebine bakmaksızın bu bölgede akan kanın durmasını; ölümlerin, katliamların artık son bulmasını istiyoruz.
Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor; bunun için samimiyetle gayret gösteriyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili işte budur.
Terörsüz Bölge idealinin altını çizmemizin sebebi budur.
Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz.
Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat kenetlenmiş şekilde aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.
Yer altı, yer üstü zenginliklerimizin artık savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.
Kardeşlerimiz açlıkla, kıtlıkla, yoksullukla boğuşurken “bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören” materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz.
Hep birlikte kazanalım, aydınlık geleceğimizi hep birlikte inşa edelim, barışın ve istikrarın egemen olduğu bir bölgede hep beraber yan yana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz.
Etnik kökenine, dinine, mezhebine bakmaksızın bu bölgede akan kanın durmasını; ölümlerin, katliamların artık son bulmasını istiyoruz.
Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor; bunun için samimiyetle gayret gösteriyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili işte budur.
Terörsüz Bölge idealinin altını çizmemizin sebebi budur.
Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz.
Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat kenetlenmiş şekilde aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ile Yaşayan İnsan Hazineleri Ödülleri’ni takdim ettiğimiz sanatkârlarımızı, ustalarımızı ve kuruluşlarımızı tebrik ediyorum.
Kültür mirasımızın âdeta modern zamanlardaki muhafızları olan değerli üstatlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı 2008’den beri “Yaşayan İnsan Hazineleri” ilan ediyoruz.
Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listemize aldık.
Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dâhil ettik.
Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekledik, Yaşayan İnsan Hazineleri varlığımızı daha da zenginleştirdik.
Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkârlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum.
Kültür mirasımızın âdeta modern zamanlardaki muhafızları olan değerli üstatlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı 2008’den beri “Yaşayan İnsan Hazineleri” ilan ediyoruz.
Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listemize aldık.
Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dâhil ettik.
Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekledik, Yaşayan İnsan Hazineleri varlığımızı daha da zenginleştirdik.
Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkârlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum.
Kültür mirasımızın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarımızı büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz.
Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine, gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kadar kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz.
Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında, sadece geçtiğimiz yıl 20 şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik.
Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesi’nde açtığımız “Yaşayan Miras Okullarımızı” çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız.
2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık, Gece Müzeciliği ile 600 bin ziyaretçi ağırladık.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık.
Tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik.
İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için; sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine, gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kadar kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz.
Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık.
Kültür Yolu Festivalleri kapsamında, sadece geçtiğimiz yıl 20 şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik.
Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesi’nde açtığımız “Yaşayan Miras Okullarımızı” çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız.
2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık, Gece Müzeciliği ile 600 bin ziyaretçi ağırladık.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık.
Tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik.
İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için; sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Bugün itibarıyla Türkiye, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listeleri’ne kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren 2’nci ülke konumundadır.